Simyada Periyodik Tablo Nasıl Okunur?
Simyada kurşundan altına dönüşüm insan bilincinin dönüşümünü anlatan bir metafordur. Periyodik tabloyu kişisel gelişim yolculuğu gibi düşünebiliriz.
Kurşun; ağır, yoğun, kapalı, zehirli bir yapıdır.
Altın; kararlı, paslanmayan, iletken, ışığı yansıtan bir yapıdır.
Atomik düzeyde ikisi arasındaki fark proton sayısıdır. Çünkü elementi belirleyen şey çekirdekteki proton sayısıdır:
Kurşun = 82 proton
Altın = 79 proton
Elektron dizilimi ise bu özün dış dünyayla nasıl etkileştiğini belirler. Yani:
Proton sayısı; öz kimlik
Elektron dizilimi; davranış biçimi
Nötronlar; denge/stabilite
Bu denklemleri insan gelişimine uyarlarsak:
Elektron dizilimi = Bilincin organizasyonu
Elektronlar enerji katmanlarında dolaşırlar. Tıpkı insan zihni gibi;
dağınık dikkat,
dürtüsel tepkiler,
bilinçsiz tekrarlar…
bunlar dengesiz elektron dağılımı gibi düşünülebilir.
Kişisel gelişimde ilk aşama gerçekten de enerji düzenidir:
dikkat yönetimi,
duygu regülasyonu,
odak,
farkındalık,
alışkanlıkların yeniden dizilmesi.
Yani iç mimari kurulmadan dönüşüm zor olur.
Ancak asıl dönüşüm çekirdekte olur ve simyadaki büyük sır da buradadır.
Sadece davranışı değiştirmek yetmez; öz kimlik dönüşmelidir.
Örneğin:
korkudan cesarete,
bağımlılıktan özgürlüğe,
egodan hizmet bilincine geçiş…
Bu dönüşüm yaşandığında; çekirdek dönüşümü gerçekleşir.
Elektron değiştirmek; alışkanlıklarımızın değişmesi olarak okunabilir ancak çekirdeği değiştirmek; kimlik çözülmesidir.
Altın elementinin simyadaki önemi çok kararlı bir metal olmasından kaynaklanır. Oksitlenmeye dirençlidir.
Sembolik olarak:
dış koşullardan kolay etkilenmeyen bilinç,
merkezde kalabilme,
içsel bütünlük,
öz değerini kaybetmeme gibi okunabilir.
Yani ALTIN BİLİNÇ; dış dünyanın reaksiyonlarına rağmen özünü koruyabilen bilinç olarak okunabilir.
Simyada ateş önemlidir çünkü dönüşüm baskı ve ısıyla olur.
İnsan için bu:
acı,
kriz,
kayıp,
yalnızlık,
iç çatışma,
yüzleşme olabilir.
Simyacıların fırını psikolojik dönüşümü yaşatan dünya sahnesi olarak okunabilir.
Kurşunun da altının da aynı evrenden geldiğini düşünürsek simyanın gizli mesajı; eksik değil de sadece yoğunlaşmış halde olduğumuz olabilir.
Yani mesele yeni bir şey eklemek değil, ÖZÜMÜZÜ SAFLAŞTIRMAKtır.
Bu açıdan bakınca:
elektron dizilimi; zihinsel-enerjik düzen,
çekirdek; öz bilinç,
ısı; yaşam deneyimidir.
Altın ise; BÜTÜNLENMİŞ FARKINDALIK...

o kadar güzel yazmışsınız ki filiz hanım çok ama çok teşekkür ederim❤️minnettarlığımı anlatamam🙏
YanıtlaSil☀️🌻☀️
Sil