Boltzmann Beyni Gerçeği
Bütün hayatımız, anlarımız, anılarımız, geçmişimiz hiç yaşanmamış olabilir mi?
19. yüzyılda fizikçi Ludwig Boltzmann evrenin kaosa doğru aktığını söyledi. Buna biz bugün Entropy diyoruz;
Yani düzen bozulur...
Her şey dağılır...
Her şey çözülür...
Boltzmann şunu fark etmişti:
Eğer evren sonsuzsa ve zaman gerçekten sınırsız akıyorsa; kaosun içinde çok nadir de olsa düzen oluşabilir;
Bir anda parlayan bir kıvılcım gibi…
Eğer rastgele atomlar bir araya gelebiliyorsa;
bir yıldız, bir gezegen, hatta bir insan oluşabilir.
Sadece bir beyin de oluşturulabilir!
Düşünen, hisseden, hatırlayan ama aslında hiçbir geçmişi olmayan bir beyin!
Gerçekten bir geçmişten mi geldik yoksa sadece şu anda oluşmuş, içine sahte anılar yüklenmiş bir bilinç miyiz?
Bilim buna Boltzmann Beyni adını verdi...
Eğer evren sonsuzsa normal yollarla oluşmuş insanlar çok nadir olur. Ancak sonsuz sayıda rastgele bilinçler oluşabilir!
İstatistiksel olarak bizim gerçek bir insan olma ihtimalimiz rastgele oluşmuş bir bilinç olma ihtimalimizden daha düşük olabilir!
Gerçek miyiz, değil miyiz?
Gerçeklik dediğimiz şey zaten bilincin ürünü değil mi?
Hatırlıyor, hissediyor, deneyimliyoruz; bu bir gerçeklik değil mi?
Eğer bir gün uyanırsak ve her şeyin bir anda oluştuğunu fark edersek ne değişir?
Belki de hiçbir şey çünkü biz zaten o anın içindeyiz.
Eğer biz sadece bir anda oluşmuş bir bilinçsek şu an gördüğümüz dünya da gerçek olmayabilir. Sadece zihnimizin ürettiği bir sahne olabilir!
Modern düşünürler bunu Simülasyon Teorisi olarak adlandırdı:
Kodlanmış bir sistem...
Bilincin deneyim alanı...
Büyük bir simülasyon...
Burada dikkat edelim; Bu fikir yeni değil! (Açıkçası ben yapay zeka çıkınca onların deneyimini sorgulayarak kendimizle mi örtüştürüyoruz, algımızla mı oynanıyor, diye düşünmüştüm. Zihin kontrol yöntemlerini düşününce neden mümkün olmasın?)
Yüzyıllar önce İbn Arabi
"İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar." dedi.
Gördüğümüz dünyayı GERÇEK sanıyoruz ama aslında bu bir algı perdesi! (Vahdet-i Vücud)
Yani:
Gerçek olan sadece BİR’dir.
Geri kalan her şey:
Görüntü...
Yansıma...
Deneyim...
Boltzmann; bilinç rastgele oluşabilir...
Simülasyon teorisi; gerçeklik kod olabilir...
Tasavvuf: dünya bir perdedir...
Hepsi aynı şeyi farklı dillerle söylüyor!
Eğer gerçeklik bir algıysa, eğer bilinç temelse sorumuz şu olur:
BU DENEYİMİ KİM YAŞIYOR?
Bir beden değilsek, bir geçmişimiz yoksa, üstelik hikâye de değilsek; hikâyeyi izleyen miyiz?
İbn Arabi; "Sen sandığın şey değilsin", der
Yunus Emre; "Bir ben vardır bende, benden içeri."
Bir an duralım ve düşüncelerimizi izleyelim, onları fark eden bir şey var; değişmeyen, akmayan, sessiz ama her şeyi gören...
Düşüncelerimizi gözlemleyebiliyorsak; düşünce değiliz...
Duygularımızı izleyebiliyorsak; duygu değiliz...
Bedenimizi fark ediyorsak; beden değiliz...
Geriye kalan:
SAF FARKINDALIK...
DENEYİM...
BİLİNÇ...
Sevgiyle kalın...

filiz hanım❤️gerçekten bunu düşünüyordum🙏bu şekilde bir bilginin olduğunu bilmiyordum ama✨inegöl
YanıtlaSilZihin manipilasyonu benim beynimin arka planında daima işler😍 bu yüzden yayınlarımda önceliğim hep kişiye fayda sağlamasıdır. Bu yüzden rüyada gördüklerime de oldukça eleştirel yaklaşır iyice araştırıp bilimsel bir tabana oturtmadan paylaşmam. İkilikler dünyasında yaşıyoruz dikkatli olmak, kalbimizdekini aklımızın süzgecinden geçirerek ilerlemek gerekir diye düşünüyorum. En önemlisi de bir kalbe dokunabilmek, şifa olabilmek... Sevgiler❤️🌹
Sil