ÖZ ve BEYİN



ÖZümüz biyolojik bir donanım olan beynimizi arayüz olarak kullanırken bilincimizi dönüştürür. Bilincimiz dönüştükçe beyin mekanizmalarımız yeniden akort edilir.

Beden frekansımız Nefsi Emmare ve Nefsi Levvame aşamalarında titreştiğinde bilincimiz genellikle beynimizin İLKEL kısımlarının kontrolü altındadır yani Amigdala ve Limbik Sistemin... Korku, nefret, kin, düşmanlık, öfke ve şehvet gibi duyguların baskın yaşandığı ve dürtüselliğin ön planda olduğu bu aşamada; beyin sürekli SAVAŞ YA DA KAÇ modundadır. Sadece bedensel ihtiyaçları ve dış tehditleri algılayan bilincimiz dar bir alanda hapistir ve bu süreçte mantıklı karar verme merkezimiz olan PREFRONTAL KORTEKS henüz tam kapasiteyle devrede değildir.

Nefsi Mülhime aşamasına ulaştığımızda kendi düşüncelerimizi gözlemlemeye başlarız ve bilincimiz UYANIR; BEYNİMİZDEKİ NÖRAL PLASTİK YAPI DEĞİŞİR... (Amigdala ile dürtülerimizi, Prefrontal Korteks ve Ön Singulat Korteks ile üst aklımızı denetlemeyi öğreniriz.) Beynin mantıksal sol lobu ile sezgisel sağ lobu arasında bağlantı kurulur. Bu süreç büyük önem taşır çünkü sağ ve sol beyin senkronize olduğunda sezgisel kanallarımız açılır ve ilhamlar akmaya başlar. Beynimizdeki - ödül mekanizması ile ilişkilendirilen- dopamin hormonu yerini -kalıcı huzur hormonları olan- serotonin ve oksitosin dengesine bırakır.

Nefsi Mutmainne, Nefsi Raziye ve Nefsi Mardiyye aşamalarında beyin artık bir çatışma alanı değil; YANSITICIDIR... Bütünleşme ve sükunet sakinliği beraberinde getirmiştir. Kısaca benlik algısının yerini birlik bilinci ve uyum almıştır. Bu evrede frekansımız, bedenimizin biyolojik sınırlarını aşan bir genişliğe ulaşır ve beyin dalgalarımız yüksek odaklanma ve birlik bilincinin temsili olan Gama dalgalarına geçiş yapar. Aktifleşme (frekansımızın yükselmesi) arınmanın sonucudur. Arınma gerçekleşmediği sürece aktifleşme de olmaz çünkü beynimizdeki olumsuz alışkanlık yollarının zayıflaması için arınma zorunludur.

Tekrar eden odaklanma sonucu beynimizin dikkat merkezleri güçlenir ve frekansımız yükseldikçe dağınık olan bilincimiz bir noktada toplanır. Lucid rüya da bu aşamanın bir sonucudur.

Beyinde sürekli stres altında salgılanan kortizolun yerini iç huzur kimyasalları alır. Bu eşik bedenin hücresel düzeyde yenilenmesini de sağlar. Bilinç yükseldikçe form aşılır ve alan bilinci haline gelir. Tıpkı Dünyamız gibi!

İns-an ve dünya bir bütündür. Dünya insanla birlikte değişen, dönüşen, şekillenen bir organizmadır. İnsan bilincini algılayan ve tepki veren yapısı nedeniyle, evrimsel açıdan insanla bağlantı halindedir. 

Zihinsel ve ruhsal gelişim fiziksel sistemde dalgalar halinde yayılır. Gezegenin manyetik alanındaki değişim iklimi ve rezonansı etkiler. Herşey birbirine bağlıdır ve birbirini etkiler. Bu bağ öylesine güçlüdür ki dünyadaki sismik hareketler, fırtınalar, volkanik aktiviteler fiziki beden tarafından da algılanır. 

İnsan bilinci ile doğru orantılı bir şekilde dünya bilinci her değiştiğinde üzerinde yaşayan canlılar da bu değişime paralel olacak şekilde yeniden konumlanır. Kaos ve düzen!

Bilinci yükselen insanlar kaotik şehirlerde yaşayamaz hale geldiği için doğa ile iç içe olacağı alanlara yönelirler. Yaşanan süreçte gezegen dengesini kurarken insanların toprak ve suyla etkileşimi de artar. 

Frekansı yüksek bireyler doğa ile uyumlanarak kendilerine yeni bir alan açarken frekansı düşük olan bireyler kaosun içinde sıkışıp kalırlar. Büyük göçler ve yer değiştirmeler bu sürecin bir sonucudur.

Büyük plan sistemsel mekanizmanın bir sonucudur. Yaşanılan tüm süreç dengelenme ve gezegenin kendisini tekrar hizalaması ile ilgilidir. 

İnsanın algısı değiştiğinde yeni bir bilinç doğar ve eski kalıplar yıkılır. Alanlar temizlenirken acı ve ayrılık bilinci sona erer. Egemenlik ve özgür irade kaçınılmazdır. Yeni doğan bilinç ne tamamen ruhsal ne de tamamen maddeseldir; RUH ve MADDE dengededir... Yukarı doğru olan genişleme aşağı doğru olan derinleşmeyi yani köklenmeyi de beraberinde getirir. 

Bilinç genişledikçe bastırılan her ne varsa ortaya çıkar. Bireysel olarak kendi hafızamızla yüzleştiğimizde sıra Dünyamıza gelir! Bireysel hafıza kollektif hafızayı tetikler. Bilincimiz dünyanın bilinci ile hizalanır. Bu süreçte uyumlanabilenler rahat bir şekilde geçiş yaparken uyumlanamayanlar ne yazık ki zorlanır...

Sevgiyle kalın...


Not: Nefs Mertebelerini YouTube 'Ruhsal Uyanış Aşamaları' videolarımda ayrıntılı dinleyebilirsiniz.

YouTube Kanalım 

Yorumlar

  1. filiz hanım❤️çok ama çok teşekkür ederim🙏

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Taşınma, yerleşme, köklenme ile geçen bu süreçte bu alandan biraz uzaklaştım. Ancak elementlerle ilgili açılımlarımı ve gelişen teknolojinin insanlık üzerindeki etkilerini bloğumdan ve YouTube kanalımdan paylaşmaya devam edeceğim, iyi ki varsınız🙏❤️

      Sil
  2. tamam filiz hanım tüm emekleriniz için size minnettarım🙏❤️

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

TÜRK YILDIZI - SEKİZ KÖŞELİ YILDIZ

TARIK YILDIZI, SİYAH - BEYAZ

İKİZ IŞINLAR