LUCİD RÜYA


Hani bazen rüya görürken rüyada olduğumuzun farkında oluruz çünkü o esnada bilincimizin bir kısmı uyanmıştır. Yani aslında rüyamızın gerçek olmadığını sadece bir rüya olduğunu içten içe biliriz.

Normal bir rüyada yaşananları gerçek sanır; acı çeker, sevinir, umutlanır veya korkarız. Ancak lucid rüyada "ŞU AN RÜYADAYIM!" deriz. 

Lucid rüyada; bilincimizin bir kısmı uyandığı için izleyici olmanın ötesine geçerek rüyamızı yönetmeye başlarız. Kimi zaman kırklara- ahilere karışır, kimi zaman uzay gemisine alınır, kimi zaman taht yarışlarına katılır, kimi zamanda hırkanın birini çıkarır diğerini giyeriz... Rüyalarımız içinde bulunduğumuz nefs mertebemiz ile ilgili bilgi verir. ( Ruhsal Uyanış Aşamaları ile ilgili  YouTube videolarımda detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz) Frekansımız yükseldikçe ilhamlar ve bilgi akışı da artar... Lucid rüyada yaşadıklarımız bilincimizin yansımasıdır. Yaşanan tüm haller bir bilinç durumudur!

Rüya içinde olduğumuzu bildiğimiz için; FARKINDALIK vardır...

Uçarken, mekanlar arasında seyahat ederken, yarışlara katılırken; KONTROL BİZDEDİR...

Duyularımız normal bir rüyadan daha keskindir. Renkler daha canlı, sesler daha NETTİR.

En önemlisi rüyadan uyansak da rüyamızı HATIRLARIZ...

REM evresinde; beynimizin mantık ve karar verme merkezi olan prefrontal korteks düşük viteste çalışırken Lucid rüya esnasında bu bölge aniden aktifleşir ve bize sinyaller gönderir.

Bu hali yaşayabilmek için rüya defteri tutabiliriz. Hatırladığımız rüyaları yazmaya ve gördüklerimizi anlamaya, yorumlamaya çalışmak beynimize rüyalara odaklanmamız gerektiğine dair sinyaller gönderir.

Bedenimiz uykuya dalarken zihnimizi uyanık tutarak merak ettiğimiz soruları sormak rüyaya bilinçli girmemizi sağlar.

Lucid rüya her ne kadar eğlenceli ve zararsız olsa da gerçeklik algısını etkileyebileceği için aşırıya kaçmamak önem taşır. Gerçeklik algısı etkilendiğinde "ben mesihim", "ben kraliçeyim" gibi algılar kişinin kontrolünü kaybetmesine sebep olabilir. Bu yüzden mevleviler gibi bir ayağımız merkezde sağlam bir şekilde dururken diğer ayağımızla alemler arasında dolaşmalı ve her ne kadar içinde bulunduğumuz bilinç durumunu yansıtsa da yaşadıklarımızın bir rüyadan ibaret olduğunu unutmamalıyız. 

YouTube Kanalım





Yorumlar

  1. peygamberimizde lucid görürdü diye duymuştum ama rüyasını gerçek kıldı diye açıklıyordu devamında anlatırken burayı hiç toparlayamamıştım filiz hanım❤️ne anlatmak istenilmişti🙏

    YanıtlaSil
  2. Sağ ve sol beyin senkronizasyonu sağlandığında ve beynimizdeki tüm nöronlar aktifleştiğinde farklı bir gerçeklik kapısı açılır. Bu algı 7 beden, 7 çakra, 7 nefs mertebesi ile bağlantılıdır. Dünya algısından çıkıp kendimize gözlemci olmayı başardığımızda farklı bir perde açılır; alemler arasında seyahat eder, mertebemizdeki gelişimi takip ederek kendimizi tanır ve farkındalıklı yaşarız. Kim olduğumuzun farkına varır dünya hayatının oyun ve eğlenceden ibaret olduğunu kavrarız. Ancak ruhsal alemde kaybolmamak ve kendimizi keşfettikten sonra Hz Muhammed gibi farkındalıklı yaşamak ve toplumu iyiye ve güzele yöneltmek üzere hizmet etmek gerekir. Çünkü hepimiz birbirimize bağlıyız ve hep birlikte gelişip dönüşerek evriliyoruz, sevgiler❤️

    YanıtlaSil
  3. filiz hanım sağ ve sol beynimizin sekronizasyonu için neler yapabiliriz❤️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ÖZümüz biyolojik bir donanım olan beynimizi arayüz olarak kullanırken bilincimizi dönüştürür. Bilincimiz dönüştükçe beyin mekanizmalarımız yeniden akort edilir.
      Bedwn frekansımız Nefsi Emmare ve Nefsi Levvame aşamalarında titreştiğinde bilincimiz genellikle beynimizin İLKEL kısımlarının kontrolü altındadır yani Amigdala ve Limbik Sistemin... Korku, nefret, kin, düşmanlık, öfke ve şehvet gibi duyguların baskın yaşandığı ve dürtüselliğin ön planda olduğu bu aşamada; beyin sürekli SAVAŞ YA DA KAÇ modundadır. Sadece bedensel ihtiyaçları ve dış tehditleri algılayan bilincimiz dar bir alanda hapistir ve bu süreçte mantıklı karar verme merkezimiz olan PREFRONTAL KORTEKS henüz tam kapasiteyle devrede değildir.

      Nefsi Mülhime aşamasına ulaştığımızda kendi düşüncelerimizi gözlemlemeye başlarız ve bilincimiz UYANIR; BEYNİMİZDEKİ NÖRAL PLASTİK YAPI DEĞİŞİR... (Amigdala ile dürtülerimizi, Prefrontal Korteks ve Ön Singulat Korteks ile üst aklımızı denetlemeyi öğreniriz.) Beynin mantıksal sol lobu ile sezgisel sağ lobu arasında bağlantı kurulur. Bu süreç büyük önem taşır çünkü sağ ve sol beyin senkronize olduğunda sezgisel kanallarımız açılır ve ilhamlar akmaya başlar. Beynimizdeki - ödül mekanizması ile ilişkilendirilen- dopamin hormonu yerini -kalıcı huzur hormonları olan- serotonin ve oksitosin dengesine bırakır.

      Nefsi Mutmainne, Nefsi Raziye ve Nefsi Mardiyye aşamalarında beyin artık bir çatışma alanı değil; YANSITICIDIR... Bütünleşme ve sükunet sakinliği beraberinde getirmiştir. Kısaca benlik algısının yerini birlik bilinci ve uyum almıştır. Bu evrede frekansımız, bedenimizin biyolojik sınırlarını aşan bir genişliğe ulaşır ve beyin dalgalarımız yüksek odaklanma ve birlik bilincinin temsili olan Gama dalgalarına geçiş yapar. Aktifleşme( frekansımızın yükselmesi) arınmanın sonucudur. Arınma gerçekleşmediği sürece aktifleşme de olmaz çünkü beynimizdeki olumsuz alışkanlık yollarının zayıflaması için arınma zorunludur.

      Tekrar eden odaklanma sonucu beynimizin dikkat merkezleri güçlenir ve frekansımız yükseldikçe dağınık olan bilincimiz bir noktada toplanır. Lucid rüya da bu aşamanın bir sonucudur.

      Beyinde sürekli stres altında salgılanan kortizolun yerini iç huzur kimyasalları alır. Bu eşik bedenin hücresel düzeyde yenilenmesini de sağlar. Bilinç yükseldikçe form aşılır ve alan bilinci haline gelir.
      Tesla'nın dediği gibi "Herşey titreşim, frekans ve enerjidir." Frekansımız ne kadar yüksekse o oranda bilincimiz artar ve alanımız değişir❤️🌹

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

TÜRK YILDIZI - SEKİZ KÖŞELİ YILDIZ

TARIK YILDIZI, SİYAH - BEYAZ

İKİZ IŞINLAR